Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi (Osmanlıca: غرب جبههسی, romanize: Garb Cebhesi), Yunan ordusunun 15 Mayıs 1919'da İzmir'e çıkmasıyla açılmış ve 9 Eylül 1922'de aynı kentin Ankara Hükûmeti ordusu tarafından geri alınmasıyla kapanmıştır. Bu cephe, askerî tarih açısından, savaş sırasında Batı Anadolu'da Yunan ordusunun genel taarruzuna karşı 25 Haziran 1920'de kurulup 1923'te kaldırılan askerî birimlerden birine verilen addır. Yunanistan'ın İzmir'i işgali İngilizlerin, özellikle de Birleşik Krallık Başbakanı David Lloyd George'un, İngiliz kabinesindeki işgale karşı çıkan Lord Curzon, Arthur Balfour, Winston Churchill ve Edwin Montagu gibi bakanların muhalefetine rağmen, kısa süre önce I. Dünya Savaşı'nda yenilmiş olan Osmanlı İmparatorluğu üzerinde, İtalyanların bölgeyi işgal etmesini önlemek için, Yunanlara toprak vadetmesi üzerine gerçekleşti. İşgal, Yunan kuvvetlerinin 15 Mayıs 1919'da İzmir'e girmesiyle başladı. İşgal kuvvetleri Anadolu'da ilerledi ve Manisa, Balıkesir, Aydın, Kütahya, Bursa ve Eskişehir gibi şehirleri işgal etti. Bu ilerleme sırasında Urla, Malgaç, Bergama, Erbeyli, Erikli, Tellidede ve Aydın'da Kuvâ-yi Milliye birliklerinin gösterdiği direniş Yunan kuvvetlerinin ağır kayıplar vermesine neden oldu. Bu direnişler çoğunlukla Yunan askerlerinin sert tepkisiyle karşılaştı ve bunun sonucunda Menemen Katliamı gibi olaylar meydana geldi. 1920'nin sonlarında Yunan kralı Aleksandros, bir maymun ısırığı sonucu öldü ve Yunanistan'da Venizelos hükûmeti düştü. Eski kral I. Konstantin'in tahta dönmesi üzerine İtalya ve zaten Türklerle savaşmakta olan Fransa, Yunanlara desteğini kesip ambargo uyguladı, Yunanistan devletinin tek destekçisi İngilizler oldu. Anadolu harekâtında sadece İngilizler tarafından desteklenen ve birleşik İtilaf desteğini kaybeden Yunanistan'da, Gediz Muharebeleri'nin ardından düzenli ordu kuruldu. Yunan kralı Konstantin'in emri ile yapılan keşif taarruzu Birinci İnönü Muharebesi'nde durduruldu. Bu esnada İtalya ve Fransa, Yunanistan'daki kral değişimi nedeniyle 24 Ocak 1921'deki Paris Konferansı'nda Sevr Antlaşması'nın Türkiye lehine yeniden düzenlenmesini talep ettiler. Bu talepler üzerine toplanan 21 Şubat 1921'deki Londra Konferansı'nda, İtalya ile Fransa Yunanistan'a karşı Ankara Hükûmeti’ni desteklediklerini ilan edince, İzmir konusunda asla taviz veremeyeceklerini söyleyen Yunanlar taarruz kararı alarak saldırıya geçtiler. İkinci İnönü Muharebeleri'yle Yunan ilerleyişinin önüne geçildi, ancak Türk kuvvetlerinin temmuz ayında Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nde aldığı yenilgi sonucu Yunan ordusu yeniden ilerlemeye başladı. Sakarya Meydan Muharebesi'nde Yunan ilerlemesi kesin olarak durduruldu. Ağustos 1922'de Türk kuvvetleri tarafından Büyük Taarruz başlatıldı. Dumlupınar'daki muharebe ve ardından İzmir'in Kurtuluşu ile birlikte savaş sona erdi. Şehirde çıkan yangın da sürecin önemli bir sonucu oldu. Savaşın sonucunda işgal altındaki Batı Anadolu ve Doğu Trakya yeniden Türklerin eline geçti, Mudanya ve Lozan Antlaşması ile yeni kurulacak olan Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenliği tanındı, Yunanistan'da 11 Eylül 1922 Devrimi gerçekleşti, Birleşik Krallık'ta Lloyd George hükûmeti düştü ve 1923'te Türkiye ile Yunanistan arasında bir nüfus mübadelesi gerçekleştirildi. Savaş sırasında iki tarafın da gerçekleştirdiği etnik temizlik ve katliamlar 640.000 Türk ve 264.000 Rum olmak üzere yüzbinlerce sivilin ölümüne yol açtı, buna ek olarak Yunanların gerçekleştirdiği tahribat ile 250'den fazla köy yandı ve 860.000 Türk mülteci durumuna düştü.
Wikipedia'da Oku