Türkiye, resmî adıyla Türkiye Cumhuriyeti, topraklarının büyük bölümü Batı Asya'da Anadolu'da, diğer bir bölümü ise Güneydoğu Avrupa'nın uzantısı Doğu Trakya'da olan kıtalararası bir ülkedir. Batıda Bulgaristan ve Yunanistan, doğuda Gürcistan, Ermenistan, İran ve Azerbaycan, güneyde ise Irak ve Suriye ile sınır komşusudur. Güneyini Kıbrıs ve Akdeniz, batısını Ege Denizi, kuzeyini ise Karadeniz çevreler. Marmara Denizi ise İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazı ile birlikte Anadolu'yu Trakya'dan (Asya'yı Avrupa'dan) ayırır. Türkiye'nin başkenti Ankara, ülkenin ikinci büyük şehridir. İstanbul ise nüfus bakımından Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük şehri olup ülkenin ekonomik ve kültürel merkezidir. Resmî olarak laik bir devlet olan Türkiye'de nüfusun çoğunluğu Müslümandır. Türkiye toprakları üzerinde insan yaşamının ilk izleri Paleolitik Çağ’a kadar uzanır. Yerleşik yaşam ve tarım ise Neolitik Çağ’da başlamıştır. Bu topraklarda, Hattiler (MÖ 2500–2000), Hititler (MÖ 1650–1200), Frigler (MÖ 1200–700), Urartular (MÖ 860–590), Lidyalılar (MÖ 680–546) ve İyonlar (MÖ 11.–4. yüzyıllar) gibi uygarlıklar kurulmuş, ardından Anadolu MÖ 546–334 yılları arasında Pers İmparatorluğu’nun egemenliğine girmiş, sonrasında bu dönemi MÖ 334’te Büyük İskender’in fetihleriyle başlayan Helenistik Dönem izlemiştir. Daha sonra, sırasıyla Roma İmparatorluğu ve Anadolu'nun Hristiyanlaştığı Bizans dönemleri yaşandı. Selçuklu Türklerinin 1071 yılında Bizans'a karşı kazandığı Malazgirt Meydan Muharebesi ile Anadolu'daki Bizans üstünlüğü büyük ölçüde kırılarak Anadolu, kısa süre içerisinde Selçuklulara bağlı Türk beyleri tarafından ele geçirildi ve Anadolu toprakları üzerinde İslamlaşma ve Türkleşme faaliyetleri başladı. Kısa sürede Anadolu'daki diğer Türk beyliklerinin üzerinde hâkimiyet kuran Konya merkezli Anadolu Selçuklu Sultanlığı, 1243 yılındaki Moğollara karşı kaybedilen Kösedağ Muharebesi'ne kadar Anadolu'yu yönetti. Anadolu'daki Moğol istilalarından sonra zayıf duruma düşen Anadolu Selçuklu Devleti, Anadolu'da yerini yeni Türk beyliklerine bıraktı. 13. yüzyılın sonlarından itibaren Batı Anadolu'daki Türk beyliklerinden biri olarak ön plana çıkan ve bağımsızlık kazanan Osmanlılar, 14. yüzyılda Balkan topraklarında gerçekleştirdiği fetihlerle büyük bir güç hâline geldi ve Anadolu'daki diğer Türk beylikleri üzerinde de hâkimiyet kurdu. Osmanlı Devleti, 1453 yılında II. Mehmed'in İstanbul'u fethederek Bizans İmparatorluğu'na son vermesiyle imparatorluk hâline geldi. İmparatorluk, zirvesini 16. yüzyılda, özellikle I. Süleyman döneminde yaşadı. 1683 yılındaki II. Viyana Kuşatması sonrasında gelen bozgun ve 15 sene süren Kutsal İttifak Savaşları sonucunda Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupa'ya karşı üstünlüğü sona erdi. 19. yüzyılda imparatorluk, Tanzimat Fermanı (1839) ile ciddi bir modernleşme sürecine girdi. 1876 yılında Kanun-ı Esasi’nin ilan edilmesi ve Meclis-i Mebusan’ın açılmasıyla I. Meşrutiyet dönemi başladı, 1878’de meclisin kapatılmasıyla bu dönem kesintiye uğradı. 1908 yılında II. Meşrutiyet'in ilan edilmesiyle anayasa yeniden yürürlüğe girdi ve meclis tekrar açıldı. Ancak yapılan reformlar, imparatorluğun dağılmasını engelleyemedi. 1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı'na İttifak Devletleri'nin yanında giren imparatorluk, savaş sonucunda yenik düşerek 30 Ekim 1918 tarihinde tüm orduların teslim olması şartını kabul etti ve akabinde İtilaf Devletleri'nce işgal edildi. 16 Mart 1920'de İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u işgal edip bazı milletvekillerini tutuklayarak sürgüne göndermesi sonucunda Meclis-i Mebûsan'ın kapanmasıyla Mustafa Kemal Paşa önderliğinde 23 Nisan 1920 tarihinde Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi kuruldu. Onun önderliğinde işgalci kuvvetlere karşı yapılan Kurtuluş Savaşı (1919-1922) başarıya ulaşarak, 1 Kasım 1922 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından saltanatın kaldırılmasıyla Osmanlı monarşisi ve Osmanlı İmparatorluğu tarihe karıştı. Cumhuriyet, ülkenin ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından 29 Ekim 1923'te ilan edildi. 3 Mart 1924'te hilafetin kaldırılıp Osmanlı Hanedanı'nın yurt dışına sürgün edilmesinden sonra, çağdaş Türkiye'nin oluşumunda önemli yer tutacak olan bir dizi devrim gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı sistemiyle yönetilen demokratik, laik ve üniter bir anayasal cumhuriyet olan Türkiye'nin resmi dili Türkçedir ve nüfusunun çoğunluğu Sünni Müslümandır. Gelişmekte olan bir ekonomiye sahip olan ülke, OECD, G20 ve Türk Devletleri Teşkilatı'nın kurucu üyesidir. Avrupa Birliği adayı olan Türkiye, AB Gümrük Birliği, Avrupa Konseyi, İslam İşbirliği Teşkilatı ve TÜRKSOY'un bir parçasıdır. Türkiye, 1952 yılında katıldığı NATO bünyesinde ABD'nin ardından en büyük ikinci aktif personel gücüne sahiptir. Türkiye, Avrupa ve Asya kıtalarının kesişim noktasında yer alan coğrafi konumu, sahip olduğu askerî kapasitesi ve aktif diplomatik girişimleri nedeniyle uluslararası ilişkilerde ve bölgesel diplomaside jeostratejik bir öneme sahiptir. Sosyal devlet yapısı gereği vatandaşlarına evrensel sağlık hizmeti sunan Türkiye, aynı zamanda zengin bir mutfak kültürüne sahiptir. Ayrıca 22 UNESCO Dünya Mirası alanı ve 30 UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirası ile dünyanın en çok ziyaret edilen dördüncü ülkesidir.