Çağdaş Sanatın ve Tarihsel Hafızanın Kesişimi: 10. Çanakkale Bienali 'Metcezir' Temasıyla Başladı
CABININ inisiyatifinin 20. yılında gerçekleşen 10. Çanakkale Bienali, 'Metcezir' temasıyla su, toprak ve kültürel hafızayı 60'ı aşkın sanatçı ve 15'e yakın mekânda buluşturuyor.

Çanakkale Türkiye’nin aktif güncel sanat rotasında köklü ve stratejik bir odak noktası olarak öne çıkmaya devam ediyor. Çanakkale Bienali İnisiyatifi’nin (CABININ) kuruluşunun 20. yılına denk gelen 10. Çanakkale Bienali, 10 Ekim’de Troya Müzesi’nde gerçekleşen görkemli bir törenle kapılarını açtı. Bu yıl "Metcezir // Ebb & Flow" başlığı altında düzenlenen bienal; su ile toprağın dinamik ilişkisini, kıyı ekolojilerini, bölgenin seramik mirasını ve köklü kültürel hafızayı odağına alıyor. 60’tan fazla ulusal ve uluslararası sanatçının katılım sağladığı organizasyon, ana sergileriyle 20 Kasım’a, paralel etkinlikleriyle ise 27 Kasım’a kadar sanatseverleri ağırlayacak.
Bienalin resmi açılış töreni kent protokolünü, sanatçıları, küratörleri ve bölge halkını bir araya getiren coşkulu bir imeceye dönüştü. Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, CABININ öncülerinden Deniz Erbaş, kurucu Seyhan Boztepe ile kurumsal destekçiler Dardanel Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Önen ve Kale Seramik Genel Müdür Yardımcısı Süleyman Soysal açılışta önemli açıklamalarda bulundu. Çanakkale halkının yoğun ilgi gösterdiği açılışta; kentin sanata olan potansiyeli, sanatçı atölyelerinin bölgeye taşınması ve sanayici ile kültür aktörlerinin oluşturduğu sinerji vurgulandı. 1915 Çanakkale Kültür Derneği iş birliğinde, Monroe imzası taşıyan kurumsal kimlikle sunulan bienal, sanatı kamusal alana yayma stratejisiyle dikkat çekiyor.
Çanakkale'de Yirmi Yıllık Çağdaş Sanat Geleneği
Çanakkale Bienali'nin 20 yıllık serüveni, Türkiye güncel sanat tarihinin merkez dışı en kararlı örgütlenme modellerinden biri olarak kabul ediliyor. Temelleri atılırken İstanbul Bienali’nin de kurucu mimarlarından, AİCA-TR Onursal Başkanı, eleştirmen ve küratör Beral Madra’nın Seyhan Boztepe ve Deniz Erbaş vizyonuna yaptığı katkılar, etkinliğin ulusal küresel ölçekteki ilk disiplinini belirledi. Bienal, çeyrek asra yaklaşan bu süreçte Çanakkale’yi sadece bir tarih ve askerî hafıza kenti olmanın ötesine geçirerek uluslararası bir çağdaş sanat limanına dönüştürdü.
Çanakkale Bienali Danışma ve Küratörler Kurulu'nda bu yıl Deniz Erbaş, Ebru Nalân Sülün, Gu Zhenqing, Halil Yoleri, Loukia Thomopoulou, Rüstem Aslan, Seyhan Boztepe, Vince Briffa ve Yasemin Ülgen gibi uzman isimler yer alıyor. Antik Çağ'dan bu yana deniz ticaretinin, mitolojinin ve savaşların kavşak noktası olan Çanakkale, "Metcezir" teması üzerinden hem ekolojik dönüşümü hem de katmanlı arkeolojik geçmişini çağdaş sanat diliyle yeniden üretiyor. Bölgenin en önemli üretim mirası olan seramik, bu edisyonda ilk kez kurgulanan özel bir odak noktasıyla tarihsel devamlılığını gözler önüne seriyor.
'Metcezir' Teması Altında Buluşan Sanatçılar ve Sergiler
- Çanakkale Bienali programı, kent merkezinden Ayvacık ve Balıkesir hatlarına yayılan 6 farklı adreste ve 15’e yakın sergileme mekânında izleyiciyle buluşuyor. Bienal programının bu yılki en dikkat çekici yeniliklerinden biri, küratörlüğünü Yasemin Ülgen'in üstlendiği ve Troya Müzesi'nin geçici sergi salonunda yer alan "Özel Odak: Seramik" sergisi oldu. Seçkide A Serkan Aka, Ayça Telgeren, Aylin Zaptçıoğlu, Burçak Bingöl, Canan Bozbağ, Edward Burtynsky & Alkan Avcıoğlu, Elif Uras, Füreya Koral, Lara Ögel, Melike Abasıyanık Kurtiç, Meral Değer, Merve Mepa, Nermin Kura, Oddviz, SEDNA, SENA, Tardu Kuman, Uğur Cinel, Volkan Aslan, Yaren Yıldız ve Yasemin Özcan gibi ustaların ve çağdaş isimlerin yapıtları bir araya geliyor.
Sanatçılardan Yasemin Özcan, Kale Atölye bünyesindeki seramik ustalarıyla çalışarak ürettiği "Sofra" adlı düzenlemesinde, Erimtan Müzesi arşivindeki ekmek mühürlerinden ve Antik Yunan sofra kültüründen mülhem pişmiş ve pişmemiş toprak formları bir araya getiriyor. Sanatçı Ayça Telgeren ise Galerist katkılarıyla "Soy Aynası", "Güzel Marmara", "Kızkardeşler" ve "Büyüme Sancısı" gibi eserleriyle hafıza ve form ilişkisini sorguluyor. Kamusal alanda ise Halil Altındere’nin kent caddelerine ve Troya Müzesi’ne iliştirdiği 'Truva Atı' içerikli trafik levhaları ile video animasyonları; Kay Aplin’in Çanakkale Belediye Parkı’nda Troya'nın dokuz katmanına gönderme yapan "Dişli Profil: Katmanlar I-IX" isimli stoneware yerleştirmesi ve Ayvacık Tartışık Köyü’nde Can Altay, Renee Levi ile Stijn Ank’ın çalışmaları ön plana çıkıyor.
Kent Merkezinden Troya ve Assos'a Yayılan Sergi Mekânları
Bienalin ana omurgasını ve vitrinini oluşturan yerleşke, şüphesiz mimarlık ve arkeoloji dünyasının uluslararası alandaki gurur kaynağı Troya Müzesi. Yalın Mimarlık’tan Ömer Selçuk Baz, Okan Bal, Cenk Kurtel, Mehmet Yılmaz ve Berrin Yavuz imzası taşıyan yapı, 2011 yılındaki Ulusal Mimari Proje Yarışması birinciliğinin ardından hayata geçirildi. Müze mimarisi; paslanmış çelik (korten) kaplı küp formuyla topraktan çıkarılmış bir çamur gibi duran yapısıyla antik kentin katmanlarını sembolize ediyor. 2020 Avrupa Müze Forumu (EMYA) Özel Takdir Ödülü, 2020-2021 Avrupa Müze Akademisi Özel Ödülü ve 'Attraction Star' ödüllerine sahip olan yapı, bu iki büyük Avrupa ödülünü birden kazanan tek müze olma unvanını koruyor.
Troya Müzesi’nin önünde yer alan Uğur Cinel imzalı metal ve mermer düzenleme "Monet Çiçekleri" ile müze çeperindeki anıt ağaçlarda Tardu Kuman’ın tasarladığı "Pagan Sesler" yerleştirmesi, ziyaretçileri daha girişte büyüleyici bir atmosfere davet ediyor. Çanakkale Mahal, Balıkhane bölgesi, Adatepe Zeytinyağı Müzesi, Ida Blue Adatepe, Ormos, Güneşane ve Tartışık Köyü gibi sivil mimari ile kırsal alan örnekleri, bienalin tarih ile doğa arasındaki mekiğini tamamlayan eşsiz mekânsal rotaları oluşturuyor.
Bienal Rotası, Ziyaret Saatleri ve Ulaşım İpuçları
- Çanakkale Bienali'ni ziyaret etmek isteyen sanatseverler için sergiler Çanakkale kent merkezinde, Troya Ören Yeri'nde, Ayvacık'ta (Adatepe ve Yukarı Tartışık köyleri) ve Balıkesir çevresindeki duraklarda eş zamanlı olarak erişilebilir durumdadır. Ana sergiler 20 Kasım’a kadar açık kalacak olup; panel, söyleşi, çocuk ve yetişkin atölyeleri, film gösterimleri ve konserlerden oluşan genişletilmiş paraleller programı 27 Kasım’a kadar devam edecektir.
Troya Müzesi'ndeki sergiler Pazartesi günleri hariç haftanın her günü müze ziyaret saatleri içerisinde gezilebilir. Müze girişinde Müzekart geçerlidir; Çanakkale Mahal ve kamusal alan yerleştirmeleri ile diğer bağımsız mekânlardaki sergiler ise tüm ziyaretçilere ücretsizdir. Etkinlik takvimi, ücretsiz atölye kayıtları ve güzergâh haritaları Monroe tasarımı rehber kitapçıklardan veya bienalin resmi iletişim kanallarından temin edilebilir. Ziyaretçilerin kent içi ve köyler arasındaki rotaları rahat katetmeleri adına araçlı ulaşımlarını planlamaları önerilir.
Bienal Ziyaretçileri İçin Pratik Bilgiler
10. Çanakkale Bienali hangi tarihler arasında ziyaret edilebilir?
Bienalin ana sergi alanları ve mekânsal yerleştirmeleri 15 Ekim - 20 Kasım tarihleri arasında gezilebilir. Atölyeler, gösterimler ve panellerden oluşan paralel etkinlik programı ise 27 Kasım'a kadar sürmektedir.
Bienal sergilerine giriş ücretli midir?
Çanakkale kent merkezindeki sergi mekânları, Çanakkale Mahal, kamusal alan yerleştirmeleri ve köy alanlarındaki sergiler tamamen ücretsizdir. Yalnızca Troya Müzesi içerisindeki sergileme alanları için müze giriş kuralları ve Müzekart geçerlidir.
Bienal sergileri hangi şehir ve ilçelere yayılmaktadır?
Bienal bu yıl geniş bir coğrafi alana yayılmaktadır. Sergi rotası Çanakkale kent merkezi, Troya Müzesi (Tevfikiye), Ayvacık (Adatepe Köyü, Yukarı Tartışık Köyü, Küçükkuyu) ve Balıkesir sınırındaki 6 ana adreste gerçekleşmektedir.
2026 Çanakkale Bienali’nin ana teması nedir?
- edisyonun ana teması "Metcezir // Ebb & Flow" olarak belirlenmiştir. Tema çerçevesinde su, toprak, ekoloji, seramik üretimi ve bölgenin tarihsel-kültürel hafızası ele alınmaktadır.
Boğaz'ın İki Yakasında Çağdaş Sanat Diyaloğu
Editoryal Değerlendirme: Çanakkale Bienali, 20 yıla yayılan kurumsal ve sivil ısrarıyla Türkiye'nin kültür-sanat haritasında İstanbul dışındaki en güçlü sürdürülebilirlik örneklerinden birini teşkil etmektedir. Sanatı Troya Müzesi gibi dünya çapında ödüllü bir mimari ve arkeolojik mirasa entegre ederken, bir yandan da seramik üretimi gibi yerel zanaatları güncel sanatın söylemiyle harmanlaması takdire şayandır. British Council, SAHA, Goethe Enstitüsü, Institut Français gibi küresel partnerlerin yanı sıra Dardanel ve Kale Grubu gibi yerel sanayi devlerinin desteği, kent insanının gösterdiği yüksek aidiyet duygusuyla birleştiğinde ortaya örnek bir 'kültürel imece' çıkarmaktadır.
Kaynak: Bu haber dosyası, Milliyet Sanat yazarı Evrim Altuğ’un "10. Çanakkale Bienali’nden notlar" başlıklı saha izlenimleri, bienal resmi basın bültenleri ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Troya Müzesi verileri doğrultusunda hazırlanmıştır.



